vrf-nedir

VRF Nedir?

  • Variable Refrigerant Flow Kelimelerinin baş harflerinden oluşan VRF; Değişken Debili Soğutucu Akışkan Akışlı Klima Sistemi anlamında kullanılır.
  • Variable Refrigerant Volume Kelimelerinin baş harflerinden oluşan VRV, Değişken Debili Soğutucu Akışkan Hacimli Klima Sistemi anlamında kullanılır.
  •  Bir dış ünite ile, gaz akış dağıtıcıları yardımıyla birden çok iç ünitenin birbirinden bağımsız olarak kontrol edilebildiği direkt genleşmeli klima sistemleridir.
  • Gerektiği kadar soğutucu akışkan doğru faz ve doğru zamanda ihtiyaç duyulan iç üniteye sevk edilerek ısıtma ve soğutmada kullanılması sağlanır.
  • Soğutucu akımı inverter kontrollü bir kompresör veya kompresörlerle varyasyonlandırılarak, havası şartlandırılmış mekanlara göre soğutucu akışkanın uyum göstermesi sağlanır.
  • İleri düzey bir kontrol sistemi ısıtma ve soğutma modları arasında geçiş sağlar.
  • VRF Klima Sistemleri; gelişmiş kontrol ve akış denetim üniteleri ile donatılmıştır. Gerektiği kadar soğutucu akışkan doğru faz ve doğru zamanda ihtiyaç duyulan yere sevk edilerek ısıtma ve soğutmada kullanılması sağlanır.
  • Çevreye maksimum özen ve saygı gösteren, enerji tasarrufuna odaklanmış, gelişmiş uygulama esnekliği ve esneklikten gelen serbestlikle ve modüler yapısıyla çok katlı bir binadan , bir tek villaya kadar yeni yapılan veya mevcut her türlü yapıda tam bağımsız kontrol imkanı vermektedir.

VRF Tasarım ve Kurulumu

DEĞİŞKEN SOĞUTKAN DEBİLİ (VRF/VRV) SİSTEM TASARIM VE KURULUMU;

Bu sistemlerin uzun yıllar sorunsuz ve etkin kullanılması için Tasarım ve Kurulum esasları çok önemlidir. Bu kapsamda firmamız tasarım mühendisleri tarafından yapılan çalışmalar ile anlatım yapılacaktır.Her yapının kendine özgü yapım ve malzeme özellikleri ile birlikte yapısal kullanım ve dış faktörler gibi bir çok etkenin incelenerek seçimler yapılması gerekir.Sektörde karşılaşılan kapasite belirleme yöntemi ise satıcı firma müşteriden mimari projeyi ister, distribütör firmaya gönderir, distribütör firma tekniker veya mühendisleri tarafından alan hesabı üzerinden bölgesel faktör ( Marmara, Ege, Akdeniz, gibi) baz alınarak kapasite belirlenir, müşterinin istemiş olduğu iç ünite tipi seçilir ve fiyatlandırılarak işlem sonuçlandırılmış olur. Bu yapılan işlemlerin tümü bir çok kişi tarafından kabul görülüp uygulansa da firmamız tarafından kabul görmemektedir. Tasarım aşamasında en önemli faktör kapasite tespiti ve cihaz seçimidir.

Tasarım ve cihaz seçiminden önce aşağıdaki donelerin  tespiti gerekmektedir.

Binanın Mimari Projesi: Vaziyet planları, Kat planları, Kesitler, Cephe görünüşleri

Binanın Yapısal Özellikleri: Duvar, döşeme, tavan kalınlıkları ve malzemeleri, Pencerelerde çerçeve malzemesi, sızdırmazlığı, Camın cinsi ve açılıp açılmadığı, Çatı cinsi, kalınlığı ve malzemesi, izolasyon olup olmadığı, malzemesi ve kalınlığı

Binanın Konumu:  Bulunduğu şehre göre tasarım sıcaklığı ve rüzgar durumu, Yön durumu, Korunma durumu

Binanın Kullanım Amacı:  Konut, büro, okul, hastane, fabrika vb. olmasına göre işletme durumları

Yukarıda belirtilen tüm ayrıntılar göz önünde bulundurularak Pik Yük hesaplanır. Yapılan Pik Yük hesabı ile birlikte kapasite ve cihaz işletme süreleri belirlendikten sonra Diversite kullanılıp kullanılmayacağı veya oranı belirlenir.

Tasarım aşamasında en önemli faktör kapasite tespiti ve cihaz seçimidir. Kapasite seçiminde yukarıda belirtilen hesap faktörlerinin eksiksiz belirlenmesi ve yerinde tespitinden sonra ortaya çıkan ihtiyaç maximum kapasitemizdir. Bu doğrultuda dış ünite seçilir. ( Dış Ünite Kapasitesi Maksimum Güç’ tür)İç ünite kapasiteleri kullanılan alanın özelliğine göre belirlenir, örneğin geniş bir mekan alçak tavan bir mahalde kaset tip cihaz kullanılması durumunda, ortamda bulunan kişilerin üfleme açılarında bulunması halinde  rahatsız edebileceğinden bu tür  mahallere kanal tipi klima kullanılması daha uygun olacaktır, homojen ve konforlu bir sistemin kurulabilmesi için  iç ünite tipi ve kapasitesinin tespiti de önemlidir. VRF/VRV sistemleri Konvansiyonel sistemlerin aksine kullanım sonrası yer değişimi, kapasite arttırımı gibi seçenekleri sunmadığı için Tasarım ve Kurulum aşamalarında tespitlerin doğru çözümlerin etkin olması önem taşımaktadır.

Taze hava ihtiyacı olan projelerde Isı Geri Kazanım (ISG) cihazı kullanılması önemlidir. Kullanılan cihazın verimi baz alınarak taze hava yükü mahallere paylaştırılarak iç ünite kapasitelerinin belirlenmesi gerekir, kanallı iç ünite seçimlerinde taze havanın cihazı bağlanması yerine ortama verilmesi ortamdaki hava ile yükün düşürülmesi ve klimaların kullanılmadığı dönemlerde havalandırma sisteminin kullanılması açısından önemlidir.

İşletme maliyetini düşürmek ve konforlu kullanımı sağlamak açısından büyük hacimlerde yüksek iç ünite kapasitesi seçmek yerine düşük kapasiteli cihaz seçmek daha uygun olacaktır;

Örnek:

1) 42 kW İhtiyaç olan bir toplantı salonunda 14kW x 3 Adet Kanallı Klima Kullanılmıştır.

2) 42 kW İhtiyaç olan bir toplantı salonunda 7,1kW x 6 Adet Kanallı Klima Kullanılmıştır.

Buradaki 42kW maximum kapasitemiz olduğundan dolayı %10 kapasitede 1. örnek tek cihaz fazla gelecek iken  2. örnek tek cihaz yeterli gelmektedir.

 VRF Klima Nasıl Çalışır?

Birçok faydalı özelliği ile öne çıkan VRF Klima Sistemleri, genel hatları itibariyle nasıl çalışmaktadır, biraz da bu konuya değinelim. Dış ve iç ünite, bu üniteleri birbirine bağlayan bakır boru hattı ve kontrol ekipmanlarından oluşan bu sistem, ısı enerjisini aldığı kaynağa göre Hava ve Su kaynaklı VRF olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Dış Üniteler bu iki seçeneğe göre farklılık göstermektedir. Sistemin kurulacağı alan için; uygulama tipi, uygulama yeri ve kullanıcı ihtiyacı gibi değişkenler göz önünde bulundurularak en doğru ve verimli VRF seçeneğine karar verilmektedir.

VRF Klima Sistemi, “Isı Pompalı (Heat Pump)” ve “Isı Geri Kazanımlı (Heat Recovery)” olarak ikiye ayrılmaktadır. Isı Pompalı sistemlerde, kullanıcı ısıtma veya soğutma işlemlerinden birini seçmek zorundadır, her iki özelliği birlikte kullanım bu sistemde söz konusu değildir.Isı Geri Kazanımlı sistemler ise kurulu olduğu yapılar içerisinde aynı anda hem ısıtma hem de soğutma yapabilmektedir. Kullanıcı sisteme bağlı olan iç ünitelerden dilediği birini herhangi bir modda çalıştırabilme imkanına sahiptir. Örneğin, Isı Pompalı Sistemin yer aldığı bir yapı içerisinde bir odada ısıtma farklı bir odada ise soğutma işlevi aynı anda kullanılamazken, Isı Geri Kazanımlı Sistem ile bu özellik aktif bir şekilde kullanılabilmektedir. Bu ayrıcalık, özellikle farklı tür ısılara ihtiyaç duyulan yapılarda kullanıcılarına büyük esneklik ve kolaylık sağlamaktadır.

Sistemin kalp kapakçıkları olan dış ve iç üniteler, çeşitli ana parçaların bir araya gelmesiyle görevini yerine getirmektedir. Dış ünite; anakart, işlemci, kompresör, ısı değiştiricileri, dört yollu vana, selenoid vana, elektronik genleşme vanası, sıcaklık ve basınç sensörleri ve yağ ayıracı gibi parçalardan oluşurken, iç üniteler ise yine bir ısı değiştirici, elektronik kart, fan, fan motoru, elektronik genleşme vanası ve sıcaklık sensörlerinden oluşmaktadır. Öte yandan tüm iç ünitelerin bir haberleşme ağı ile dış üniteye bağlı olduğunu belirtmekte fayda var. Bu sayede kişi tarafından bireysel kumandadan girilen tüm veriler dış ünitenin çalışmasını belirleyecek sinyaller haline gelerek dış ünite kartına ulaşmakta ve kullanıcının arzu ettiği işlemi gerçekleşmektedir.

VRF Kullanım Alanları

Değişken debili bir sistem olması sayesinde gerektiği kadar soğutucu akışkan doğru faz ve doğru zamanda ihtiyaç duyulan iç üniteye sevk edilerek ısıtma veya soğutmada kullanılması sağlanır. Gaz akışı inverter kompresör veya kompresörlerle iç ünitelere dağıtılarak, mekanların iklimlendirilmesi sağlanır. İleri düzey bir kontrol sistemi sayesinde soğutma / ısıtma işlemini aynı anda veya ayrı zamanlarda gerçekleştirebilir. VRF Sistemleri dünyada bilinen en verimli iklimlendirme sistemleridir.
VRF KULLANIM ALANLARI
• Oteller
• AVM
• Hastane
• Tiyatro Salonları
• Residance
• İş Yeri
• Fabrikalar
• Konutlar

 

VRF Sistemleri; sistemin çalışma mantığı ve işletme avantajları sebebi ile farklı zamanlarda kullanılacak farklı mahallerin, aynı dış üniteden beslendiği projeler için çok daha idealdir. Bu projelere en iyi örnekler ise, oteller, hastaneler, okullar, idari binalar, fabrika, ofis binaları ve tiyatro salonları olarak sayılabilir. Son dönemlerde, büyük kot yükseklikleri olan depolarda da tek hacim olmasına rağmen, verimlilikleri dolayısı ile Yüksek Statik Basınçlı Kanallı İç Üniteler kullanılarak çözüm üretilmektedir. Ayrıca büyük kapasite ihtiyaçları ile büyük taze hava ihtiyaçlarının aynı anda talep edildiği projeler için de, Dx bataryalı santrallerin bataryaları VRF dış ünitelerle beslenerek çözüm üretilebilmektedir. Yine son dönemlerde yaygın şekilde, her türlü santral (havuz nem alma santralleri, hijyenik santraller vb.) bataryası, ısıtma/soğutma ihtiyaçları için VRF dış üniteleri kullanılmaktadır.
• Birbirinden bağımsız birden fazla bölgenin iklimlendirme ihtiyacının olduğu ve yük ihtiyacının sürekli değiştiği otel, hastane, ofis, restaurant, mağaza, tiyatro, sinema gibi yapılarda,
• Cam giydirme cepheli binalar, mimari unsurların ön planda olduğu ya da dış cephesinde deformasyon istenmeyen tarihi yapılarda,
• Bina içinde soğutucu gaz borularına göre çok büyük yer kaplayan hava kanallarının geçirilmesinin zor olduğu yapılarda,
• Mekanik tesisata yeterince yer ayrılamayan, soğutucu sistemin açık havaya (çatı, bahçe)konulması gereken yapılarda,
• Her noktasında konfor istenen yaşam alanlarında,
• Ayrı bölümlerdeki kiracı gruplarının kendilerine özel iklimlendirme faturası istediği(harcanan enerji kontrolü) iş merkezleri, residance ve plazalarda VRF Sistemleri kullanılabilir.

VRF Sistemin Kontrolü Nasıl Sağlanır ?

 

Doğ-Tek Mühendislik olarak sunduğumuz hizmetler arasında yer alan VRF İklimlendirme Sistemleri, kontrol ekipmanları ve otomasyon anlamında oldukça ileri bir teknolojiye sahiptir. Sistem, bireysel kumandalarla basit fonksiyonları yerine getirebildiği gibi, merkezi kontrol ekipmanları ile tek noktadan erişim, kısıtlama, limitleme, haftalık program, elektrik tüketimi gibi özellikleri de kullanıcılara sunmaktadır.
İklimlendirmenin yeni ve son gözdesi, “enerji verimliliği” özelliği ile de son yıllarda giderek artan bir talep görmektedir. VRF Klima Sistemleri, özellikle bağımsız mahallerin ısı ihtiyaçların farklı olduğu yapılarda kullanıcıya hatırı sayılır oranda tasarruf sağlama imkanı vermektedir. Sistemde Inverter kompresör teknolojisi ile ortalama 20-140 Hz frekans aralığında çalışma performansı sağlanarak cihazların kısmi yüklerde minimum enerjiyi tüketmesi sağlanmaktadır.
VRF Klima Sistemleri’nde tekil ve kombinasyon halinde kullanılabilen dış üniteler 4 HP’den 80 HP’e kadar bir kapasite kurgulamasına müsaade edebilmektedir. Bu sayede yüksek kapasite ihtiyacı olan yapılarda az yer kaplayarak kullanıcının alandan tasarruf etmesine olanak sağlanırken, sistemi bir örümcek ağı gibi saran bakır boru tesisatındaki esneklik en kompleks yapılarda dahi alternatif çözümleri mümkün kılmaktadır.
Doğ-Tek Mühendislik olarak, günümüzün önde gelen iklimlendirme sistemleri arasında yer alan VRF Klima Sistemleri’ni ülkemizde ve dünyada birçok yapı ve mahale taşımanın mutluluk ve heyecanını yaşıyoruz. 2009 yılından beri havasına değer ve güzellik kattığımız bu dünyada, sizlerle de yolumuzun bir gün kesişebilmesi dileğiyle.

 

VRF Sistem Bakımı Nasıl Yapılır?

 

Merkezi Klima Sistemleri Olarak Bilinen VRF Sistemlerinin Onarım Maliyetlerini Düşük Tutmak ve Uzun Süreli Sorunuz Kullanmak İçin Periyodik Bakım ve Kontrol Önemlidir.
Yaşam veya Çalışma Ortamlarının Vazgeçilmezi Olan Klima Sistemleri Sağladığı Konforun Yanı Sıra Düzenli Periyodik Bakımı Yapılmayan Sistemlerde İse Risk Oluşturmaktadır. Bu Riskler Gerek Kullanıcıya Gerekse İşletmeciye Yansımaktadır, Bu Bölümde Periyodik Bakım İle İlgili Detaylı Bilgilendirme Yapacağız.

 

Kullanıcılar İçin Riskler:
Sıcak havalarda konforlu olabilmek ve verimli çalışabilmek için kullanılan klimalar aynı zamanda sağlığımız açısından ciddi sorunlara da neden olabiliyor. Klima yoluyla bulaşan en önemli hastalık “klima hastalığı” olarak da adlandırılan “lejyoner hastalığı”.
Lejyoner Hastalığı ilk olarak 1976 yılında Pensilvanya Lejyonerlerinin yaptığı bir toplantıda bulunan kişilerde görülmüş ve toplantı salonundaki havalandırma sisteminden kaynaklandığı tespit edilmiştir.Lejyoner hastalığı, Legionelle Pneumophilia adlı bir bakterinin sebep olduğu bir zatürredir.
Bu bakteri, klimaların filtre sistemlerinde, uygun nem ve ısıda çoğalıp buralardan ortam havasına dağılmaktadır. Salgınlar sıklıkla otel ve hastanelerde olmakla birlikte, tek tek vakalar olarak da bildirilmiştir. İnsandan insana bulaştığı görülmemiştir. Akciğerlere girişi için saptanan en önemli yollar, solunum cihazları, havalandırma sistemleri ve hastanelerde solunum yollarına uygulanan birtakım işlemlerdir.
Dolayısıyla, klimatize büyük otel ve işyerlerinde çalışanlar, havalandırma işlerinde çalışan kişiler ve sağlık personeli riskli gruplardır. Bakteriyi alan kişinin vücut direnci de hastalığın oluşmasında önem taşır, şeker hastaları, alkolikler, kemoterapi hastaları, kronik böbrek ve akciğer hastalığı olan kişilerde oluşumu daha yüksek oranlardadır.
Bu hastalık dışında, özellikle iyi temizlenmeyen klimalarda üreyebilecek küf mantarlarının alerjik rinit ve alerjik astıma sebep olabileceği de unutulmamalı.

 

Yapılması Gereken:
Klimanın Kullanımına Bağlı Olarak Konutlarda, Sezonda En Az 2 Kez, İş Yerleri, Otel, Hastane Vb. Gibi Halka Açık Yerlerde Ayda 1 Kez Bakım Yapılmalıdır.

 

Bakımda Yapılacaklar:
Bakımların Yapılması İçin Öncelikle Profosyonel Firmaların Seçilmesi ve Firmanın TSE Belgeli Olmasına Dikkat Edilmelidir. Günümüzde İnternette Bir Çok Firma Klima Bakım Hizmeti Sunmakta Olsada Bu İşi Yapmaya Haiz Olduğunu Gösteren Tek Belge (TS12850 Standartı) TSE Belgesidir.
Öncelikle Ülkemizde Yapılan Periyodik Bakımlar Filitre Temizlenmesi ve Serpantin Yüzey Temizleyici Kimyasal İlaçlar İle Yapılmaktadır. Bu Kimyasal Cihazın Rahat Çalışabilmesi ve Serpantin Arasında Oluşan Toz  ve Diğer Maddelerin Yüzeyden Ayrılmasında Etkin Olsa da Bakteri veya Mikropların Yok Edilmesinde Etkili Olmadığı Bilinmektedir. Yapılması Gereken İşlem Dış Ünite Üzerinde Kimyasal Temizleyici Uygulanması, İç Ünitede Aşırı Kirlenme Yoksa Kimyasal İlaç Kullanılmadan Antibakteriyel Yüzey Temizleyici İle İç Ünite Serpantini, Hava Kanatçıkları ve Drenaj Tavasının Temizlenmesi Gerekmektedir. Filitreler Yıkanıp Kurulandıktan Sonra Antibakteriyel Yüzey Temizleyici Filitrelerede Komple Sıkılarak Bakım İşlemi Sonlandırılır. Anti Bakteriyel Yüzey Temizleyici Uygulandıktan Sonra Hiç Bir Şekilde Su İle Durulama İşlemi Yapılmaz. Bu İşlemlerin Yapıldığının Kontrolü ve Servis Tarafından Verilen Teknik Servis Formuna Özellikle Antibakteriyel Yüzey Temizleyici Kullanıldığının Yazdırılması Gerekmektedir.
Firmamız 2010 Yılından İtibaren Yapmış Olduğu Bakım İşlerinde Labaratuvar Onaylı ( Ameliyathane Ortamında Kullanılan ) Antibakteriyel Dezenfektan Kullanmaktadır.